Yeni Yakanın Yeni Meslekleri


Dijital çağda istihdam ihtiyacı da yeniden tanımlanıyor. 4 yıllık bir lisans diploması gerektirmeyen, ancak siber güvenlik, veri bilimi, yapay zekâ, bulut ve bunun gibi daha pek çok spesifik alanda bilgi ve beceri isteyen yeni yakalılar pek yakında tüm şirketlerin gözdesi olacak.

İçinde bulunduğumuz kognitif dönemde, artık iş yapış biçimlerimiz yeni teknolojik gelişmelerin ışığında dönüşüm geçiriyor. Ülke ekonomilerini doğrudan etkileyen bu dönüşüm, elbette istihdamdaki ihtiyaçları da günden güne değiştiriyor. Üretimden tarıma kadar birçok sektörün veri bilimi, bulut bilişim ve yapay zekâ ile şekillenmeye başladığına şahit oluyoruz. Özetle, işin doğası değişip gelişirken, istihdam ihtiyacı da aynı doğrultuda etkileniyor. İşte bu çerçevede, yeni çağın ortaya çıkardığı pozisyonları ise “yeni yaka” olarak adlandırıyoruz. Yeni yaka pozisyonlarının pek çoğu, “mavi yaka” ya da “beyaz yaka” kavramlarından bağımsız olarak, 4 yıllık bir lisans diploması gerektirmiyor; ancak siber güvenlik, veri bilimi, yapay zekâ, bulut ve bunun gibi daha pek çok spesifik alanda bilgi ve beceri gerektiriyor.

Her geçen gün etrafımızda yorumlamamız ve anlamlandırmamız gereken veri miktarı artıyor. 2 yıl öncesine kadar oluşan tüm verinin toplamı, son 2 senede oluşan veri ile aynı miktarda bulunuyor. Veri büyüklüğü arttıkça, bu verilere ulaşma ve koruma konusunda önemli yatırımlar yapılmaya başlandığını görüyoruz. Bu yatırımı yapanların başında gelen IBM’in Türk Ülke Genel Müdürü Defne Tozan yeni yakanın hayatında gözde olacak meslek ve iş alanlarını şöyle anlatıyor:

Siber güvenlik profesyonellerine artan ciddi bir talep var

“Yapay zekânın önem kazandığı bu dönemde ihtiyaç ve çözümleri karşılayabilecek, büyük verinin analizi konusundaki teknolojik çözümleri yönetebilecek bilim adamlarının istihdamına ihtiyaç olacak. Yazılım ve programlama, istatistik ve matematik yetenekleri ise daha da değer kazanacak. Yani geleceğin mesleklerini yine kognitif çağ şekillendirmiş olacak. Bu çağda ortaya çıkan teknolojik çözümleri uygulayabilecek, anlayabilecek insan gücü ise kıymetli bir hazine olacak.  Bu gelişimin bir başka noktası ise siber güvenlik. Siber güvenlikle mücadele noktasında da yetişmiş insan gücü büyük önem kazanıyor. Halihazırda siber güvenlik profesyonellerine yönelik artan bir talep söz konusu. Buna karşılık bu konuda nitelikli eleman konusunda ise eksiklik devam ediyor. 2022 yılı itibariyle siber güvenlik alanında kalifiye olan profesyoneller ile bu alandaki boş pozisyonlar arasındaki açığın 1,8 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu nedenle, bugünden gerekli adımları atmalı, özellikle veri bilimi, yapay zekâ ve siber güvenlik alanındaki yeni yaka profesyonellerinin sayısını artırmamız gerekiyor.”

Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) becerilerinin artırılması yeni yakanın eğitiminde kilit bir rol oynuyor. IBM’in ilk olarak ABD’de ortaya koyduğu P-TECH gibi yenilikçi eğitim programları bu ihtiyaca cevap verecek nitelikte bulunuyor. P-Tech eğitim modelini veren okullar, lise, üniversite ve kariyer odağında en iyi deneyimleri bir araya getirerek, 6 yıllık bütünleşik ve kariyer odaklı bir eğitim veriyor. IBM’in Türkiye’ye özel çalışmalarını ise  Defne Tozan şöyle anlatıyor:

“IBM olarak Türkiye’de de bu yeni yaka istihdam anlayışının benimsenmesi ve bu alanda iş sahasının oluşturulması için gerekli bilgi ve becerilerin kazandırılması adına çalışmaya başladık. Henüz yolun başında olsak da, liderlik sorumluluğu çerçevesinde birçok sosyal sorumluluk projesiyle adımlar atıyoruz. Örneğin; İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan “Okul-Sanayi İş birliği” protokolü kapsamında IBM çalışanları Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde birçok alanda katkı sağlıyor. Yeni Yaka anlayışını, şirket ziyareti ve Özel Sektör Gönüllüleri Derneği tarafından yürütülmekte olan Meslek Lisesi Koçları programı kapsamındaki mentörlük faaliyetleri ile de destekliyoruz.”

Yakalı değil 3Y’li olmak gerek

Ufuk Tarhan, Futurist

Hepimiz biliyoruz ki, yakın gelecekte -aslında başladı- robot, bot, insansılar ve yapay zekâ vb. de “iş hayatının” içinde aktif olarak yer alacak. Rekabet ve işbirliği, insanlar ve akıllı şeyler arasında da keskinleşecek, gelişecek. En yetenekli, yetkin insan kadar en kaliteli, maharetli yapay zekâ, robot da temel belirleyici unsur haline gelecek.  Öte yandan bir de insanların, yapay zekânın ve robotların bugüne kadar olduğu gibi hiyerarşik, düz, dikey, matrix vb. çalışma modellerine sığamayacağını da hesaba katmamız lazım. Yakın geleceğin iş yapış biçimi holokratik, dairesel, akışkan, esnek proje gruplarının baskın olduğu çok dallı, çok amaçlı organizasyonlarla şekillenecek.

Bu nedenle de artık “iş” dediğimiz meselenin herhangi bir renge, kalıba, forma vb. sığabileceğini düşünemiyorum.  O yüzden hangi iş, alan, model olursa olsun, her şeyin “çevre, sağlık, eğitim ve teknoloji” entegrasyonunu sürdürülebilir biçimde yarar sağlaması gerekiyor.  Nano ve genetikle kesişmeyen hiç ama hiçbir alanın yaşama şansı bulunmuyor.  Yetkinliklerini, bilgi ve becerisini nano ve genetikle bütünleştiremeyen herhangi bir sektör ya da alanın, iş dünyasında yer alıp, alamayacağını tartışmak gereksizleşiyor.  Sonuç olarak yeni dünyaya hizmet edecek yeni nesil insanların, hem kendisine hem de çevresine (doğa ve akıllı sistemler dâhil) duyarlı, saygılı, teknolojiye çok ama çok hakim, çalışkan, disiplinli, fütürist bakış açısına sahip olması yeterli.  Bu belirleyicilere sahip kişiler kaçınılmaz olarak 3Y’li, yani; yetenekli, yetkin ve yetkili olacak. Alanlarıyla ilgili her projeye yakışacak…

Haberin devamı için tıklayınız.