Kaos GL’nin Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ’ler Araştırması Yayınlandı


Kaos GL’nin “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ’lerin Durumu 2016” araştırmasına göre LGBTİ çalışanların çoğu işyerinde gizlenmek zorunda kalıyor, kimliğini açıklayanların ise 3’te 1’i ayrımcılığa uğruyor.

Kaos GL Derneği’nin “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu 2016 Yılı Araştırması” yayınlandı. Prof. Dr. Melek Göregenli’nin hazırladığı araştırma, raporun editörü Murat Köylü tarafından bugün (13 Aralık) Beşiktaş Conrad Otel’de iş dünyası temsilcileri ve basınla paylaşıldı.

“Özel sektör, sosyal içerme politikasını hayata geçirebilir”

Sanatçı Ayta Sözeri’nin de katıldığı toplantıda Köylü, Türkiye’deki LGBTİ’lerin durumunu aktardı. “Nefret cinayetleri, ayrımcılık ve nefret söylemi artıyor; yasal koruma ise ufukta görünmüyor” diyerek durumu özetledi. Köylü, 85 kişiyle yaptıkları araştırma sonuçlarının çalışma hayatında ayrımcılığını gözler önüne serdiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:

“Özel sektör çalışma hayatında ayrımcılıkla mücadele etmek için aktif bir sosyal içerme politikasını hayata geçirebilir. Kamusal tartışmalarda LGBTİ haklarını savunabilir. Sivil toplum ile işbirliği yapabilir.”

Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı, Açık Toplum Vakfı ve İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı’nın (SIDA) destekleri ile Prof. Dr. Melek Göregenli’nin hazırladığı, Murat Köylü’nün editörlüğünü üstlendiği araştırma özel sektör çalışanı LGBTİ’lerin sorunlarını gözler önüne seriyor.

LGBTİ çalışanlar gizlenmek zorunda kalıyor

İlki geçtiğimiz yıl, “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ’lerin Durumu” başlığıyla yayınlanan raporun 2016 yılı araştırmasında 85 kişinin anket cevapları yer alıyor. Göregenli’nin önsözde yazdığına göre araştırmanın en temel bulgusu “LGBTİ çalışanların işyerlerinde cinsiyet kimliklerini veya cinsel yönelimlerini gizlemek zorunda bırakıldıkları gerçeği”.

Araştırmaya göre, özel sektör çalışanı her 3 LGBTİ’den 1’i işyerinde cinsel kimliğine dair tamamen kapalı. Sadece 10 kişiden 3’ü kimliğine ilişkin tamamen açık olabiliyor, yaklaşık aynı oranda kişi ise ancak kısmen açık davranabiliyor. Bu açıklık da çoğunlukla yönetime veya amirlere değil, yakın arkadaşlara veya diğer LGBTİ çalışanlara dönük olabiliyor.

3 seneden fazla aynı işyerinde çalışan sayısı az

Raporda, 3 seneden fazla aynı işyerinde çalışan LGBTİ’lerin oranının az olduğu belirtiliyor. Bu durum ise şöyle açıklanıyor:

“3 seneden fazla aynı işyerinde çalışan LGBTİ’lerin aynı işyerinde, çeşitli yıldırıcı sebepler (terfi edememe, huzursuzluk, mobbing, taciz, tehdit vb.) nedeniyle uzun süre kalamadığı şeklinde yorumlanabilir.”

Öte yandan LGBTİ çalışanlar, çalıştıkları işlere büyük çoğunlukla internetteki kariyer siteleri veya tanıdık tavsiyesi aracılığı ile giriyorlar. Bu mecraları, sosyal medya izliyor. İŞKUR’un ve özel istihdam bürolarının tercih edilme sayısının azlığı dikkat çekiyor.

5 çalışandan biri iş başvurusunda açık olabiliyor

Yaklaşık olarak sadece 5 çalışandan 1’i iş başvurusu esnasında cinsel kimliğine ilişkin tamamen açık ve özgür davranabiliyor. İşe başvuru esnasında açık olmamanın nedeni olarak büyük çoğunlukla işe kabul edilmeme, dışlanma, nefrete maruz kalma, ifşa edilme, daha sonra terfi edememe riski gibi öngörüler etkili oluyor. Bu düşünceler nedeniyle kişiler kimi zaman rol yapmak zorunda kaldıklarını ifade ederek kendileri ile çatışma halinde ve günlük yaşamda sürekli tedirgin bir ruh hali içinde bulunduklarını belirtiyor.

Her 3 çalışandan biri ayrımcılığa uğruyor

Her 3 çalışandan 1’i cinsel kimliği nedeniyle işyerinde ayrımcılığa maruz kaldığını bildiriyor. Bu hesaba, ayrımcılığa maruz kalmamak için cinsel kimliğini tamamen gizlediğini ifade eden 28 kişi (yüzde 33) dahil değil.

İşyerinde ayrımcılık verimliliği de etkiliyor

İşyerinde ayrımcılık verimliliği de etkiliyor. Bu durum raporda şöyle açıklanıyor:

“Anket kapsamında yöneltilen sorulardan biri, “Cinsel kimliğiniz nedeniyle yaşadığınız ya da yaşama olasılığınız olan durumlar, genel olarak işyerindeki verimliliğinizi ve iş doyumunuzu etkiliyor mu; nasıl etkiliyor?” olmuştur. Katılımcılarımızın yarısından fazlası (46 kişi), işyerindeki ayrımcı ve önyargılı ortamın LGBTİ çalışanların iş doyumunu ve verimliliğini olumsuz etkilediğini ifade ederken, 9 kişi cinsel kimliğine dair açık olabilmenin işyerini ve işi sahiplenmelerine olumlu motivasyon kattığını söylemiştir. Bu olumlu ve olumsuz etkiler farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır.

“Cinsel kimlikleri açık olmayan katılımcılarımız bu durumun dışlanma, öfke de dahil olumsuz duygular yaşama ve gelecek duygusunun olumsuz etkilenmesi biçiminde ortaya çıkan sonuçlarını vurgulamışlardır. Bu durum çalışma ortamındaki genel motivasyonlarını kırmakta ve verimliliklerini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca çalışanlar arasındaki ilişkilerin de olumsuz etkilendiği görülmektedir. Gerçek anlamda kendilerini ortaya koyamamaları, LGBTİ çalışanların işyerlerinde gerçek arkadaşlıklar ve özel hayata da yansıyan, onu besleyen sosyal ilişkiler kurmalarını engellemektedir.”

Araştırmanın son kısmında “Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya Menşeli Firmalardan LGBTİ Çalışanların Haklarına Dair Yaklaşımlar”ı yer alıyor.

LGBTİ çalışanların deneyimleri

Derneğin araştırma kitabında katılımcıların yanıtlarına da anonim şekilde yer veriliyor. İşte onlardan bazıları:

“Tamamen açık olabilseydim daha özgür olurdum. Çalıştığım kuruma duydu- ğum saygı da artardı.” (Sivil toplum kuruluşunda uzman bir biseksüel kadın)

“Özel hayatımdan bahsedemiyor oluşum, insanlarla samimiyet kurmamı engelliyor.” (Yayıncılık sektöründe uzman bir gey)

“Cinsel kimliğim nedeniyle yaşayacağım olumsuz durumlara karşı kendimi gizlemek için sürekli alarm durumundayım. Bu kadar çok enerji harcamak bedensel ve mental olarak yoruyor; her zaman diğer çalışma arkadaşlarımdan çok daha fazla çalışmak zorunda hissediyorum. Oysa ki cinsel kimliğimi zorlanmadan yaşayabileceğim bir sosyal çevre ve iş ortamında hayatımı sürdürüyor olsaydım çok daha verimli, başarılı, yaratıcı ve mutlu, huzurlu olurdum.” (Denetim ve belgelendirme sektöründe üst düzey yönetici bir gey)

“Cinsel yönelimim gizli olduğu için bizzat bana yönelik bir ayrımcılık yaşamadım ancak üstlerim homofobik oldukları için LGBTİ+ konusundaki görüşleri her zaman beni rahatsız ediyor.” (Havacılık/ulaştırma sektöründe orta düzey yönetici bir lezbiyen)

“Sürekli çalışma yerim değişiyor. Samimi olduğum her arkadaşım uzaklaştı- rılıyor. Molalara ve yemeklere en son ve tek başıma gönderiliyorum.” (Gıda sektöründe hizmet personeli bir trans erkek)

“LGBTİ+’lerin arasında en fazla ayrımcılığa uğrayanlar trans bireyler. Çoğu zaman işyerlerindeki transları tartışamıyoruz bile, zira kendilerine iş imkânı tanınmıyor. En başta trans görünürlülüğünün artması gerekmekte ve devamında özellikle işveren kesimi konuyla ilgili seminer/eğitim seklinde öğretici etkinlikler düzenlemeli.” (Havacılık/ulaştırma sektöründe orta düzey yönetici bir lezbiyen)

“Aile yardımından ben ve 8 senelik partnerim dışlanıyoruz. Emeklilik de öyle olacak gibi. Sosyal etkinliklere onunla arkadaşmış gibi gidiyor, öyle bir intiba yaratıyoruz özellikle. Yalnız olduğumda aseksüelmiş gibi davranıyorum.” (Bankacılık/finans sektöründe orta düzey yönetici bir lezbiyen)

Raporun online haline ulaşmak için tıklayınız.

Kaynak: KAOS GL