Diğer Dillerde Karşılığı Olmayan 30 Kelime


Anjana Iyer sözcüklerle farklı dillerde ifade edemediğimiz kelimeleri çizimleriyle herkesin anlayabileceği hale getiriyor.

Bazı sözcükler başka dillere tam olarak çevrilemezler. Hedef dildeki sözcükler, kaynak dildeki sözcüğün ruhunu yansıtmakta yetersiz kalabilirler.

Örneğin Almanca schadenfreude veya Inuit dilindeki iktsuarpok kelimelerinin başka dillerde tam bir karşılığı yok. Bu durumda izlenebilecek en iyi yol yakın anlama gelecek bir çeviriyle yetinmek veya kelimenin anlamını uzun uzun açıklamaktan ibaret.

Bu sorun, Yeni Zelandalı tasarımcı Anjana Iyer’in “Found in Translation” serisinin arkasındaki fikri oluşturuyor. Tasarımcı bu serisinde tam olarak çevrilemeyen sözcüklerin ardındaki anlamı çizimleriyle ortaya çıkarmaya çalışıyor.

İşte Iyer’in çalışmalarından seçilmiş, başka dillerde karşılığı olmayan otuz sözcüğü anlatan otuz grafik.

1. Fernweh (Almanca) – daha önce hiç bulunulmayan bir yer için sıla hasreti hissetmek
2. Komorebi (Japonca)- güneş ağaçların arasından doğmaya başladığında oluşan dağınık, alacalı ışık görüntüsü
3. Tingo (Pascuense dili) – ödünç alıp geri vermemek yoluyla komşunun tüm eşyalarını yavaş yavaş çalmak
4. Pochemuchka (Rusça) – çok fazla soru soran kişi
5. Gökotta (İsveççe) – sabah ilk öten kuşların sesini duymak için dışarı çıkmak amacıyla erkenden uyanmak
6. Bakku-shan (Japonca) – arkadan bakıldığı sürece güzel görünen bir kadın
7. Backpfeifengesicht (Almanca) – yumruk atılması gereken bir yüz
8. Aware (Japonca) – kısa ve geçici ancak olağanüstü güzellikte bir anın hem güzel hem de acı verici olması
9. Tsundoku (Japonca) – bir kitabı aldıktan sonra okumamak, genellikle onu da diğer alınıp okunmamış kitapların arasına bırakmak
10. Shlimazl (Eski İbranice) – sürekli şansız olan biri
11. Rire dans sa barbe (Fransızca) – geçmişte olan bir şeyi düşünürken sakalların arasından sessizce gülmek
12. Waldeinsamkeit (Almanca) – ormanda yalnız olma hissi
13. Hanyauku (Kwangali dili) – sıcak kumların üzerinde parmak uçlarında yürümek
14. Gattara (İtalyanca) – genellikle yalnız ve yaşlı olan, kendini sokak kedilerine adamış bir kadın.
15. Prozvonit (Çekçe) – bir telefonu karşıdakinin açmasına fırsat vermeyecek kadar çaldırmak böylece konuşulan dakikalar için para ödememek (çağrı atmak)
16. Iktsuarpok (Eskimo dili) – birinin çıkıp gelmesini beklemenin yarattığı gerilim
17. Papakata (Cook Adaları Maori) – bir bacağın diğerinden daha kısa olması
18. Friolero (İspanyolca) – özellikle soğuk havalara duyarlı kişi
19. Schilderwald (Almanca) – kaybolmaya neden olacak kadar çok trafik işaretiyle dolu bir cadde
20. Utepils (Norveççe) – güneşli bir günde dışarıda oturup bira içmek
21. Mamihlapinatapei (Yagan dili) – ikisi de aralarında bir şeyler olmasını aruzlayan ama bunu başlatmakta isteksiz olan iki kişinin anlamlı ama konuşmasız bakışması
22. Culaccino (İtalyanca) – masada ıslak bir bardaktan geriye kalan iz
23. Ilunga (Tshiluba Dili) – herhangi bir suiistimali bir kereliğine affeden, ikinci kez olduğunda anlayış gösteren fakat üçüncüsünü asla affetmeyen kişi
24. Kyoikumama (Japonca) – çocuklarını akademik başarı için zorlayan anne
25. Age-otori (Japonca) – saç kesiminden sonra daha kötü görünmek
26. Chai-Pani (Hintçe) – genellikle bir bürokrasi çalışanına bir şeyleri halletmesi için verilen para (rüşvet)
27. Won (Korece) – kişinin bir yanılsamadan vazgeçmekteki isteksizliği
28. Tokka (Fince) – büyükçe bir ren geyiği sürüsü
29. Schadenfreude (Almanca) – başkalarının acısından alınan zevk
30. Wabi-Sabi (Japonca) – doğum ve ölümün doğal döngüsünü kabullenmek

Kaynak ve Çeviri: Türkiye Zeka Vakfı