AB ve UNDP, Türkiye’de Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplulukları Güçlendirecek Yeni Bir Proje Başlatıyor


İstihdam yaratma, belediye hizmetleri ve Türk dili eğitimine odaklanan yeni eylem, Suriye Krizine Müdahale için AB Bölgesel Güven Fonu (MADAD) tarafından destekleniyor.

17 Mayıs 2018, Ankara – Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Türkiye’de Suriyeliler, ev sahibi toplulukların ekonomik ve sosyal dayanıklılığını ve ilgili ulusal ve yerel kurumları güçlendirmek için güç birliği yapmaya karar verdi. İki yıllık program, Türkiye’de 11 ilde istihdam yaratma, belediye hizmetleri ve Türk dili eğitimine odaklanacak.

Yeni program yoluyla 2.000 Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesine istihdam sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda 1.000 Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesi inovasyon ve iş geliştirme alanında desteklenecek, 52.000 Suriyeli ise yetişkinler için dil becerileri eğitiminden yararlanacak. Yeni program, belediye hizmetleri için kentlerde atık yönetimi ve atık su yönetim tesisleri ve altyapısı geliştirecek ve itfaiye kapasitesini destekleyecek. Belediye hizmetleri sunumunda teknik kapasitenin artırılması alanında toplam üç belediye desteklenecek. Proje yoluyla Türkiye’de toplamda 307.000’i aşkın Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesi, iyileştirilmiş belediye hizmetlerinden yararlanacak.

Proje kapsamındaki faaliyetler Suriye sınırı boyunca uzanan Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Kilis illerinin yanı sıra Türkiye’nin diğer büyük illeri İzmir, Bursa, Adana, Konya, Mersin ve Manisa’da gerçekleştirilecek. Projenin uygulanmasına 1 Şubat 2018 tarihinde başlandı.

Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi (TRP), AB Bölgesel Güven Fonu (EUTF Fonu veya MADAD Fonu) tarafından 50 milyon Avro ile destekleniyor. Güven Fonu’nun toplam hacmi 1 milyar Avrodan fazla. AB’nin Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Amacımız, Suriye krizine bölgesel ölçekte uyumlu ve güçlendirilmiş bir yardım müdahalesi sağlamak; esas olarak Suriye’nin komşu ülkelerindeki Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarına ve aynı zamanda ev sahibi toplulukların ve yönetimlerin özellikle dayanıklılık ve bir an önce düze çıkma bakımından ihtiyaçlarına cevap vermektir” dedi.

MADAD Fonu’na ek olarak; toplam 3 milyar Avroluk taahhüdü taşıyan Türkiye’deki Mülteciler Fonu da, Türkiye’deki mülteciler ve ev sahibi toplulukların ihtiyaçlarının kapsamlı ve koordineli biçimde karşılanmasını sağlama amacını güden ortak bir eşgüdüm mekanizması.

Nisan 2018 itibarıyla Türkiye 3,5 milyonu aşkın Geçici Koruma Statüsünde Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Suriyeliler esas olarak Suriye sınırı boyunca uzanan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunuyor; ancak kriz sürdükçe diğer bölgelere de göçtüler. Dünyada en büyük mülteci nüfusunu barındıran ülke olan Türkiye, müdahale bakımından da güçlü bir ulusal sahiplik sergiliyor. Türk Hükümeti’ne göre, ülke Suriye krizinin etkilerine yanıt olarak son 6 yıl içinde 30 milyar USD harcadı.

Türkiye’deki Suriyelilerin %91’i, Güneydoğu illerinde yoğunlaşan kentsel alanlarda ve İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa büyükşehir alanlarında yaşıyor. Bu nüfusun yerel işgücü piyasalarına etkisi de büyük. Suriyeli nüfusun Türkiye’ye akını; atık yönetimi, atık su yönetimi ve itfaiye hizmetleri dâhil olmak üzere belediye hizmetlerine eşi görülmedik bir talep doğurdu. Öte yandan, Suriyelilerin Türkiye’de istihdam imkânlarına erişiminin önündeki en büyük engellerden biri dil.

UNDP, atık ve atık su yönetimi dâhil belediye hizmetleri alanında, hem fiziksel altyapı geliştirme hem teknik destek bakımından belediyelere doğrudan destek sağlayan tek BM kuruluşu. Önceki projelerde sağlanan UNDP desteği esas olarak ekipman sağlama ve altyapı geliştirmeye odaklanmıştı. Yeni proje ise, yeni belediyeleri dâhil etmek, belediye hizmetleri ve teknik desteği daha geniş kapsamda sağlamak suretiyle bu çabaları genişletiyor.

UNDP, daha önceki projelerinde Suriyelilere dil becerileri eğitimi sağlamıştı. Yeni proje ise derslik ve çevrimiçi öğrenme programından oluşan karma öğrenme yaklaşımı ile bu çabaların önemli ölçüde yaygınlaştırılmasını sağlayacak. Yeni proje aynı zamanda kadınlar ve gençler için işgücü piyasasına erişimi destekleyecek, onların sosyoekonomik bakımdan güçlenmesine katkıda bulunacak.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan UNDP Türkiye Ülke Direktörü Claudio Tomasi, “Yeni imzalanan proje, hâlihazırda, diğerlerinin yanında, Japonya ve Kuveyt Hükümetleri, USBPRM, KfW ve AB İstikrar Aracı tarafından finanse edilen, UNDP’nin devam eden Suriye Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Programı’nın bir parçası olacak. Program bugüne kadar, atık yönetimi dâhil hizmet sunumunda belediyelere destek, mesleki eğitim gibi geçim imkânları desteği, mesleki eğitim merkezi kurulması, değer zinciri geliştirme ve bunların yanında sosyal uyum ve koruma desteği sağladı. Bu program bizim Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde uzun zamandır süren sosyal ve ekonomik güçlendirme çalışmalarımızın üzerine inşa edilecek.” dedi.

UNDP, Türkiye’yi de içeren Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı (3RP) koordinasyonunu UNHCR ile birlikte yönetiyor. Planın ortakları arasında BM kuruluşları, hükümet ve yerel ortakların yanı sıra STK’lar da bulunuyor. Bu planı tamamlayıcı olarak tasarlanan ve AB tarafından finanse edilen bu yeni proje, geçim imkânları ve temel gereksinimler sektörüne müdahalelere özel olarak odaklanacak. Program bir bütün olarak, kırılganlıkları azaltmayı ve bireyler, topluluklar, yerel kurumların Suriyeli akınıyla başa çıkma ve durumlarını düzeltmelerine katkıda bulunmayı hedefleyen UNDP’nin dayanıklılık temelli kalkınma yaklaşımına dayanıyor.

TRP Projesi UNDP tarafından, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İller Bankası ve Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde uygulanacak. Projenin başlıca paydaşları yerel topluluklar ve Suriyeli nüfus, ayrıca hedef kentlerdeki yerel ve ulusal makamlar, yerel ve ulusal STK’lar.

İlave bilgi için:Faik Uyanık, İletişim Birimi Başkanı, UNDP Türkiye. faik.uyanik@undp.org

Kaynak