AB-Türkiye: Yapılacak Reform Çalışmalarına Yönelik Yol Haritası


ab

Türkiye’de ve AB-Türkiye ilişkilerinde meydana gelen son gelişmelerin yanı sıra katılım sürecinin geleceğini ele almak üzere Türkiye’de bulunan Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından sorumlu Üyesi Štefan Füle, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla bir araya geldi.

AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte Yargı ve Temel Haklar başlıklı 23. Fasıl’a ilişkin Çalışma Grubu toplantısının hemen başında “AB katılım sürecinin ilerlemesi için Türkiye tarafınca daha fazla reform yönünde sergilenecek güçlü bir kararlılık, vazgeçilmez niteliktedir.” sözlerini ifade eden Füle açılış konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Bugün, Sayın Çavuşoğlu ve Sayın Bozdağ ile birlikte Yargı ve Temel Haklar başlıklı 23 Faslın Çalışma Grubunun üçüncü toplantısı münasebetiyle burada bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu toplantı, katılım sürecinde ilerleme kaydedilebilmesi için ele alınması gereken konuları görüşme yönünde sergilediğimiz ortak çabaların temel bir unsurudur. Sizlerin de bildiği üzere, katılım sürecinin merkezinde yer alan siyasi kriterlerle bağlantılı tüm konularda Türkiye’yle birlikte çalışmaya büyük bir önem atfetmekteydim. Bağımsız ve tarafsız bir yargı ile temel haklara saygı, AB’ye katılım bağlamında yaşamsal önem taşımaktadır. Bunlar, Avrupa değerlerinin tam merkezinde yer alan değerlerdir. Bu konularda Türk ortaklarımızla birlikte çalışmayı sürdürme konusundaki kuvvetli ısrarımızın nedeni de işte budur. Konu, Türk mevzuatının bir parçasında kullanılan dilin kelimesi kelimesine mevcut AB kanunlarıyla mukayesesi değildir; konu, yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı gibi AB temel ilke ve standartlarının, Avrupa değerlerini koruyacak şekilde takip edilmesinin sağlanması konusudur.

Yapılan değişikliklerin Türk vatandaşları üzerinde gerçek bir etki yarattığına, başka bir ifadeyle onları güçlendirdiğine, hak ve özgürlüklerini daha fazla güvence altına aldığına halk ikna olmadığı takdirde bu çalışmalar bir anlam ifade etmeyecektir. Burada akademik bir çalışmadan değil insanların bir değişim yaşandığını hissetmelerini sağlamayı amaçlayan çabalardan söz ediyorum. Gerçek anlamda somut neticeler elde edebilmek üzere bu hususlardaki çalışmalarımızı önümüzdeki aylarda ivme kazandırarak sürdürmemiz önemlidir. Genişlemeden sorumlu Komisyon Üyesi olarak tüm aday ülkelerde kaydedilen gelişmeleri rapor etmek ve uyum çabalarında bu ülkelere yardımcı olmak benim görevimdir. Bu toplantının ardından Brüksel’e döndüğümde Konsey’e ve Avrupa Parlamentosu’na, yakın zamanda yaşanan çalkantılara rağmen Türkiye’nin reformları ilerletmeye istekli olduğunu rapor edebilmeyi umuyorum. Reformların ilerletilmesi konusundaki güçlü kararlılığınız süreç için vazgeçilmezdir.

Bugüne kadar Türkiye’nin uyguladığı birçok cesur ve pozitif reforma tanıklık ettim. Bu çabaları göz ardı etmememiz gerekir. Zira bu amaçla mali kaynakların yanı sıra zaman ve enerjimizin de önemli bir kısmını ayırdık. Artık, sürece yeniden ivme kazandırmamız gereklidir ve bu toplantıdan itibaren bu ivmenin başlamasını ümit ediyorum. Bugün, bağımsız uzmanlar tarafından hazırlanan raporlar çerçevesinde bizlere görüş alışverişi yapma imkanı sunuyor. Türkiye’deki resmi makamlarla paylaşılan bu raporların tamamlandıktan sonra yargı ve ifade özgürlüğü alanında yapılacak reformlar için bir yol haritası görevi görmesini umuyorum.

Sayın Bakanlara ve Bakanlıklarına geçtiğimiz aylarda istişari heyet ziyaretleri sırasında tanık olduğumuz mükemmel işbirliklerinden dolayı teşekkür ederim. İstişari heyetin tavsiyeleri ile ilgili adımlara dair tartışmalar da dâhil olmak üzere, işbirliğinin gelecekte aynı şekilde devam etmesini diliyorum.

Bu bağlamda, Türkiye’nin AB standartlarından uzaklaştırılmasından ziyade daha da yakınlaştırılmasının temin edilmesi amacıyla yargıyı, hukukun üstünlüğünü ve diğer ilgili alanları etkileyen mevzuatın kabul edilmeden önce bu mevzuat konusunda erken safhada istişarelerde bulunulmasının önemini müsaadenizle hatırlatmak isterim.

Mecliste ve Türk toplumunda önemli mevzuat düzenlemeleri ile ilgili mutabakat sağlanabilmesi amacıyla kamuoyunu ilgilendiren yasalar konusunda sivil toplumla kapsamlı istişareler yürütülmesi önemlidir. Kararların mümkün mertebede şeffaf bir şekilde alınması ve her vatandaşın görüşlerini serbestçe ifade ederek kamuoyu nezdinde tartışmalara katılabilmesi olgunlaşmış demokrasilerin ilkelerinden birisini oluşturmaktadır.

Hepimizin ilgisini çekeceğini düşündüğüm sunumları merakla bekliyorum. Bu sabah Adalet Bakanı ile gerçekleştirdiğim toplantıda ifade ettiğim üzere, bu oturum sonunda önümüzdeki haftalarda ve aylarda “hangi konuda” ve “ne şekilde” birlikte çalışacağımız noktasında daha net bir fikir sahibi olacağımızı düşünüyorum, zira bu husus Ekim ayında yayınlanacak olan İlerleme Raporu’nun da tonunu belirleyecektir.”

Kaynak: AB Türkiye Delegasyonu

Bir cevap yazın