Avrupa Birliği tarafından mali olarak desteklenen ve Türkiye'deki sınır yönetimini güçlendirmeyi amaçlayan projenin açılış toplantısı 3 Haziran Perşembe günü Ankara'da gerçekleştirildi.
ENTEGRE SINIR YÖNETİMİ
EŞLEŞTİRME PROJESİ
Açılış Töreni, 3 Haziran 2010
AB Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini
tarafından yapılan konuşmanın genel hatları
Bugün entegre sınır yönetiminin kurulmasına yönelik olarak atılan bu önemli adım münasebetiyle düzenlenen törende bulunmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Proje
*
Macaristan ve Birleşik Krallık'tan gelen uzmanlarla ilgili Türk kurumları olan İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Entegre Sınır Yönetimi Ofisi tarafından yürütülen bir eşleştirme projesinin açılışını yapmaktayız.
*
Bu proje, Türkiye'ye özel bir sistem oluşturulmasında farklı modellerin yanı sıra AB'yle mevzuat ve idari uyumun sağlanması için yapılması gerekenlere dair önerileri ortaya koyacaktır. Entegre sınır yönetimine yönelik net hedefleri tespit edecek olan bir "yol haritası" Türk Hükümeti tarafından 2006 yılında onaylanan Entegre Sınır Yönetimi Ulusal Eylem Planının uygulanması yönünde kılavuzluk rolünü üstlenecektir.
*
Bu proje, 10 milyon Euro'luk AB katkısıyla teknik çalışmalar ve sınır mercilerine yönelik ekipman tedarikini de içeren daha büyük bir projenin bir parçasıdır.
*
Bu proje, hem Türkiye hem de Avrupa birliği için büyük önem taşımaktadır.
Türkiye'nin rolü
*
Entegre sınır yönetiminin geliştirilmesi tabii ki Türkiye ve Türk vatandaşları için büyük öneme haizdir; çünkü, Entegre Sınır Yönetimi, kaynakların verimli kullanımı ve her düzeyde işbirliği ve eşgüdüm anlamına gelmektedir. Entegre Sınır Yönetimi iki büyük zorlukla karşı karşıyadır: birincisi ticaretin, turizmin ve tüm insan ve mal akışının kolaylaştırıldığı "açık sınırlar" anlamına gelirken aynı zamanda sınır ötesi suçların olabilecek en üst düzeyde azaltıldığı “güvenli sınırlar" anlamını da taşımaktadır. Bütün bunlar yüksek donanıma ve eğitime sahip; modern sınır muhafaza kuvvetleri standartlarına haiz; profesyonel ve uzmanlaşmış; ülke çapında ve sınır ötesi boyutta işbirliğine açık sınır personelini gerekli kılmaktadır. Aynı zamanda bu personel uluslararası ilkeler ve hukukun üstünlüğü ışığında Türkiye'ye yönelik ve Türkiye üzerinden gerçekleşen yasadışı göçle de mücadele etmek zorunda kalacaktır. Bu bağlamda Türkiye ve AB, ortak bir sorunla karşı karşıyadır.
*
AB tarafından entegre sınır yönetimi alanında 2002 senesinden bu yana Türkiye'ye verilen destek, AB'de uygulanan ilkelere ve Türkiye'nin AB'ye katılımı için geçerli olan ve çok iyi bilinen kriterlere dayanmaktadır.
*
Avrupa Birliği, Türk mercilerinin ve özellikle de İçişleri Bakanlığı'nın Türkiye'nin sınır yönetimi sistemini Avrupa standartlarına uyumlu hale getirme yönündeki kararlılığını memnuniyetle karşılamaktadır. Bugüne kadar sarf edilen çabaları çok iyi biliyor ve bunları yakından takip ediyoruz. Bugün burada bulunmalarından ötürü ve bu çabalarda sağladığı kesintisiz yol göstericiliği için Ekselansları İçişleri Bakanına teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Bunun yanında, modernleşmenin ve Avrupa standartlarıyla uyumun sürekli destekçisi olan Ekselansları Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci'ye ve ABGS'ye de teşekkür ederim.
*
Entegre Sınır Yönetimi alanında varolan tek bir model yoktur. Her ülke ve her sınır kendine özgü bir yapıya sahiptir. Türkiye Asya, Orta Doğu ve Avrupa'nın kesiştiği eşsiz bir noktada yer almakta olup sahip olduğu uzun kara ve deniz sınırları, sınır yönetiminin hayati bir önem taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Entegre Sınır Yönetimi projelerinde açık fikirli olunmalı, diğer uzmanların deneyimlerinden faydalanmalı ve bunlardan sonra, Türkiye için optimum uygulama tasarlanmalıdır. Bu projedeki AB'li uzmanlar, Macaristan ve Birleşik Krallık'tan uzmanlar. Bunun yanında, AB Delegasyonu da Finlandiya Sınır Muhafıza biriminden bir albayın katılımıyla kendi kadrosunu güçlendirdi.
*
Türkiye artık Sınır Güvenliği Teşkilatının yapısı, organizasyonu ve yetkilerine yönelik kararların alınmasını gerektiren aşamaya doğru yaklaşıyor. Diğer kaynaklarla birlikte bu proje, bu kararların alınmasına yönelik bilgi desteği sağlayacaktır. Doğal olarak nihai kararı alacak olanlar, Türk mercileridir. AB'nin üzerine düşen, uzmanlığını paylaşmak ve AB müktesebatının tüm parametrelerinin dikkate alınmasını temin etmektir.
*
Bu çalışmaların taşıdığı güçlükler küçümsenmemelidir; zaten bizler de böyle yapmıyoruz. Şu ana kadar -- özellikle de Koordinasyon Kurulu ve pasaport polisi tarafından-- kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşılıyoruz.
*
Ancak hâlihazırda yapılması gereken şeyler var. İleriki dönemde AB, bu zorlu alanda Türkiye'yi hem teknik olarak hem de mali açıdan desteklemeye isteklidir.
AB ve Türkiye
*
AB içinde Adalet ve İçişleri nispeten yeni bir alandır. Özellikle geride bıraktığımız on yıl içinde, sınır yönetimi işbirliği alnında ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. Dış sınırlarının yönetimi, her üye devletin hâlâ kendi sorumluluğu altında olan bir konudur; bununla birlikte, standartlar, düzenlemeler ve uygulamalar ortak bir şekilde kabul edilmiş olup tüm dış sınırlarda uygulanmaktadır. Bugünlerde sorumlulukların paylaşılması ruhuyla, bazı kaynaklar ortaklaşa olarak harekete geçirilmektedir. Bu alandaki en önemli başarılardan biri, Frontex ajansıdır. 2005'te kurulmasından bu yana Frontex, AB'nin dış sınırlarında Entegre Sınır Yönetimi politikalarının uygulanması kapsamında her geçen gün artarak kullanılan bir araç haline gelmiştir. Frontex ile işbirliğinin geliştirilmesi Türkiye için zaten bir hedef olup bu alanda somut adımların en kısa zamanda atılmasını kesinlikle bekliyoruz.
*
Bu proje Avrupa Birliği açısından da eşit derecede önemlidir; çünkü, entegre sınır yönetimi özellikle göç, iltica, vize, geri kabul, adli işbirliği ve gümrük birliği gibi sınırlarla ilgili diğer politikalarla da sıkı sıkıya bağlantılıdır.
*
Zamanlaması açısından bu proje, AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasını ve Türkiye ile Yunanistan arasında ikili geri kabul anlaşmasını yürüten müzakerecilerin önemli gelişmeler kaydettikleri bir dönemle de çakışıyor. Şu anda biz burada bu konuşmaları yaparken, AB Adalet ve İçişleri Bakanlar Konseyi bu ilerlemeleri ve bunlarla bağlantılı olarak, AB hükümetleri görüş birliğine varır varmaz uygulamaya koymayı umut ettiğimiz vize konusundaki diyaloğu gözden geçiriyorlar. Bu kapsamda, Türkiye’nin biyometrik pasaportlar ve sınır yönetimi konusunda bu ay içinde attığı adımlar çok büyük ehemmiyet taşımaktadır.
*****
*
Bu projenin geliştirilmesinde büyük çabalar sarf eden tüm ortaklarımıza teşekkür etmek ve uygulama sürecinde de hepinize başarılar dilemek istiyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
ön duyuru:
Bu kapsamda, İçişleri Bakanlığı ile aralarında Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Entegre Sınır Yönetimi Ofisi’nin de yer aldığı sınır yönetiminden sorumlu kurumlara Macar ve İngiliz uzmanlar tarafından teknik destek sağlanacak. Törenin ev sahipliğini İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay, AB’den Sorumlu Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Sayın Egemen Bağış ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini yapacak.
Konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Büyükelçi Pierini şunları söyledi: “Entegre Sınır Yönetimi, tüm aşamalarda kaynakların verimli kullanımı, işbirliği ve eşgüdüm demektir. Entegre Sınır Yönetimi, bir yandan sınırların ticarete ve turizme daha açık hale gelmesini sağlarken, diğer yandan da sınır ötesi suçlara karşı etkin mücadelede sunduğu olanaklarla, daha güvenli hale getirmektedir. Bütün bunların yerine getirilebilmesi için yüksek donanıma ve eğitime sahip; modern sınır muhafaza kuvvetleri standartlarını haiz; profesyonel ve uzmanlaşmış; ülke çapında ve sınır ötesi boyutta işbirliğine açık; Türkiye'ye yönelik ve Türkiye üzerinden gerçekleşen yasadışı göçle mücadele konusunda kararlı sınır personeline ihtiyaç vardır. Artık Türkiye Sınır Güvenliği Teşkilatının yapısı, teşkilatı ve yetkilerine yönelik kararların alınmasını gerektiren aşamaya yaklaşıyoruz. Bu proje, bu kararın alınmasına yönelik bilgi ve destek sağlayacaktır."
"Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı – Aşama 1" başlıklı projenin amacı, Türk mercilerinin AB standartlarına uygun bir entegre sınır yönetimi sistemi oluşturma yönündeki çabalarını desteklemektedir. 18 ay boyunca, Macar ve İngiliz uzmanlar Türk muadilleriyle yakın işbirliği içinde çalışarak sınır yönetimi konusunda uyumlaşmanın sağlanması için atılması gereken adımları tespit edecekler ve bu yönde tavsiyelerde bulunacaklar.
Proje kapsamında eğitim programlarının düzenlenmesi, Türkiye’ye en uygun sistemin tasarlanması amacıyla farklı modellerin önerilmesi ve bunun sonucunda AB standartlarına yasal ve idari açıdan uyumun sağlanmasına yönelik tavsiyeler geliştirilmesi öngörülüyor. Geliştirilen bu tavsiyeler entegre sınır yönetimi konusunda ortaya bir dizi hedef koyacak olan “yol haritası”nda kullanılacaktır.
Söz konusu proje, AB’nin aday ülkelerde AB müktesebatını uygulamak için gereken yapı, insan kaynakları ve yönetim becerilerine sahip modern ve etkin idarelerin geliştirilmesini destekleyen Eşleştirme Programı çerçevesinde yürütülecektir. AB müktesebatı tüm Üye Devletleri bağlayan ortak hak ve yükümlülüklerden oluşmaktadır. Eşleştirme projeleri faydalanıcı ülkelerdeki idarelerin AB Üye Devletlerindeki muadilleri ile çalışabilmesi için gereken çerçeveyi sunmaktadır. Bu çerçevede, iki taraf birlikte AB mevzuatının belirli bir kısmının iç hukuka aktarılması, uygulanması ve yürürlüğe konulması konusunda hedefler tayin eden bir proje geliştirir ve uygular.
Tarih/ Saat: Perşembe, 3 Haziran, saat: 10:00.
Yer: İçişleri Bakanlığı Eğitim Dairesi Bsk. Vali Durmus Yalçin Konferans Salonu, Lalegül Camlica Mahallesi, 8nci Cadde, No. 1, Yenimahalle, Ankara
Ayrıntılı bilgi için lütfen Delegasyonla temasa geçiniz:





.jpg)

.jpg)








