TEPAV: AB-Türkiye İlişkileri - Vizelerin Kaldırılmasına Doğru

e-Posta Yazdır PDF
Sayfayı Paylaş

TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı), Balkanlar’da vize konusundaki çalışmalarında edindiği deneyimleri Türkiye lehine de kullanmak isteyen Avrupa İstikrar Girişimi ile konuya ilişkin bir toplantı düzenledi.

TEPAV, Batı Balkanlar’da yürüttüğü büyük çaplı bir projeyle AB’nin bu ülkelere yönelik vizeleri kaldırmasına katkıda bulunan düşünce kuruluşu Avrupa İstikrar Girişimi (European Stability Initiative – ESI) ile birlikte 6 Aralık 2011 Salı günü Türkiye’deki duruma ilişkin bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi.

“AB-Türkiye İlişkileri: Vizelerin Kaldırılmasına Doğru” başlığıyla TEPAV’da gerçekleştirilen toplantının moderatörlüğünü, TEPAV AB Enstitüsü Direktörü Nilgün Arısan Eralp yaptı. Eralp, vizelerin serbestleştirilmesi konusunun Türkiye-AB ilişkilerindeki belirgin önemine işaret ederken, sağlanabilecek ilerlemelerle konunun taraflar arası ilişkilerde güven ve umut artırıcı bir fırsat oluşturabileceğini belirtti. AB’nin Türk vatandaşlarına dönük olarak vizeleri serbestleştirmesinin sadece adaylık süreciyle ilgili olmayıp Ortaklık Anlaşması Ek Protokol’de de yer alan bir husus olduğuna dikkat çeken Eralp, bununla birlikte Türkiye’nin aday ülke olarak biyometrik pasaporta geçiş, sınır güvenliği entegrasyonu, geri kabul anlaşmasının kabulü gibi bir takım şartları yerine getirmekle yükümlü olduğunu da hatırlattı. Eralp, Türk tarafının bu şartların çoğunu yerine getirildiğini ifade ederken sorunun sürdüğünü belirtti.

“Davaları beklemeyin, proaktif hareket edin”

ESI Başkanı Gerald Knaus da AB’nin bu konuda Türkiye’ye yönelik yaklaşımını “ayrımcı” olarak nitelerken, Türkiye’nin ise geri kabul anlaşmasını imzalamadan AB’de serbest dolaşım hakkını elde edemeyeceğinin altını çizdi. Türk vatandaşlarının vize konusundaki davalarının AB mahkemelerinde görülmeye devam ettiğini ve burada ülke uygulamaları ile taahhütlerin çeliştiğinin görüldüğünü söyleyen Knaus, “Sadece mahkeme kararlarıyla hareket edilirse süreç çok yavaş ilerleyecektir” diye konuştu. Knaus, davalar sürerken Türkiye’nin pozisyonunu ve attığı adımları net ve şeffaf biçimde ortaya koyarak lobi çalışmalarına yoğunlaşmasını önerdi. “Türkiye’nin tam olarak neyle karşı karşıya olduğu belli değil” diyen Knaus, umutlu olmak için  nedenler olduğunu da vurguladı. Knaus, Türkiye’nin esnek davranıp bu konuda AB içindeki dostlarıyla hareket edebileceğini söyledi.

Haberin devamı için tıklayın.

 

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile