AB’den 9 Mayıs Avrupa Günü Makalesi


Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun internet adresinde yayınlanan Yüksek Temsilci ve Başkan Yardımcısı Ashton’ın Avrupa Günü Makalesini aşağıda bulabilirsiniz.

Schuman Bildirgesi’nin de yıl dönümü olan Avrupa günü, AB olarak yüz yıllık anlaşmazlıkları çözerek nasıl ortak bir gelecek oluşturduğumuzu kutlamak için mükemmel bir fırsattır. 9 Mayıs 1950’de Robert Schuman Avrupa’da savaşları imkansız hale getirmek ve tüm dünyaya barış ve refah götürmek amacıyla kıtanın birleşmesi çağrısında bulundu.

Kahire’den Kiev’e, dünyanın birçok yerinde insanlar AB ile sağladığımız kazanımları kendi ülkelerinde de gerçekleştirmek istiyor: yani bireysel hak ve özgürlükler, demokratik yönetim, hukukun üstünlüğü ve insan onuruna yakışır bir yaşam…

Ukrayna’da son yaşananlar bu değerlerin değişmez biçimde kazanılmış olduğunu düşünmememiz gerektiğini göstermiştir. Bugünün Avrupa’sında demokrasinin sürekli devam eden bir çaba olduğunu görmekteyiz; onu koruma ve besleme sorumluluğumuz vardır. Bu nedenle sokaklara çıkarak demokrasi çağrısı yapanların yanında olacağız.

Konuştuğumuz zaman sesimizin duyulması ve harekete geçtiğimiz zaman bir şeylerin değişmesi için Avrupa Dış Eylem Servisi’ni oluşturduk. Ülkelerin istikrarsızlıkları, salgın hastalıklar, enerji güvenliği, iklim değişikliği ve göç gibi büyük sorunlar karşısında vatandaşlarımız birlikte daha güçlü olduğumuzu bilmektedirler.

Geçtiğimiz yıllarda 21. yüzyılın diplomatik servisini hayata geçirdik. Bu servisin çalışmalarıyla AB, değerlerini ve çıkarlarını dünya çapında savunan, gerçek bir küresel aktör konumuna erişmiştir. Temeline insan haklarını oturttuğumuz AB dış politikası ile dünya genelindeki demokratik geçiş süreçlerine destek vererek baskı altındaki azınlıklara, sosyal gruplara ve STK’lara endişelerini dile getirmelerinde yardımcı oluyoruz.

AB’nin ayrıca dünya genelinde ortak girişimlerle kalıcı barış ve istikrara katkı sunmak gibi önemli bir görevi de vardır. AB’nin Dış İşleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton AB 3+3 (Almanya, Fransa, Birleşik Krallık’a ek olarak ABD, Çin ve Rusya) ve İran arasındaki görüşmelere öncülük etmektedir. Bunun sonucunda geçtiğimiz Kasım ayında İran’ın nükleer programı ile ilgili geçici bir anlaşma yapılmış ve dünyanın daha güvenli bir yer haline gelmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır. Dünya genelinde süregelen krizlerle ilgili olarak AB mevcut diplomatik, kalkınma odaklı, askeri ve ekonomik tüm araçlarını kullanan geniş çaplı bir yaklaşım benimsemiştir. Bu sayede sorunların yalnızca belirtileriyle değil nedenleriyle de mücadele edebilmekteyiz.

Afrika Boynuzu’nu ele alalım. Somali hükümeti ile kurduğumuz siyasi diyalog sayesinde gerçekleştirdiğimiz ATALANTA deniz harekatına ek olarak ulaştırdığımız insani ve diğer yardımlar ile korsanlık %95 oranında düşüş göstermiştir. Önceden korsan gemilerinde görev alan gençler artık okula giderek ülkelerini refah dolu bir geleceğe kavuşturmaları için gereken becerileri öğreniyorlar.

2014 AB için özel bir yıl. On yıl önce on yeni üye birliğimize katıldı. 2004 yılındaki genişleme kıtamızda on yıllar süren bölünmüşlüğe son verme yolunda önemli bir adım oldu. O zamandan beri kulübümüze üç yeni üye katıldı. Bu, AB ile yakın bağlar kurmanın devam eden önemini de göstermektedir.

Bu yıl ayrıca Avrupa vatandaşları için de özel bir anlam taşımaktadır. 22-25 Mayıs tarihleri arası seçmenler sandıklara giderek yeni Avrupa Parlamentosu üyelerini ve dolayısıyla AB’nin önümüzdeki beş yıllık önceliklerini belirleyecekler.

Altmış dört yıl önce Robert Schuman bugün Avrupa Birliği (AB) olarak bildiğimiz oluşum için büyük bir adım atmıştı. Bugün Avrupa Günü hepimiz için geçmiş başarıları hatırlama ve ayrıca geleceğe bakarak Avrupa’yı nasıl şekillendirebileceğimizi ve yurtta ve dünyada barış ve refahı nasıl geliştirebileceğimizi tasarlama günüdür.

Kaynak: Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu