AB-Türkiye Ortaklık Konseyi’nin 52nci Toplantısı Düzenlendi


AB-Türkiye Ortaklık Konseyi’nin 52nci toplantısı, 23 Haziran 2014 Pazartesi günü Lüksemburg’da düzenlendi.

Başkanlığını Türkiye’nin AB Bakanı Sn. Mevlüt Çavuşoğlu’nun üstlendiği toplantıda Avrupa heyetinin başında ise (AB’nin Dışişleri ve Güvenlik Politikasından sorumlu Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton adına) Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sn. Evangelos Venizelos bulundu. Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından sorumlu Üyesi Sn Štefan Füle de Avrupa Komisyonu’nu temsil etti.
Geniş yelpazede birçok konunun ele alınmasına ve görüş alışverişinde bulunulmasına imkân tanıyan toplantıda, AB’nin, Birliğe katılım müzakerelerini sürdüren ve dış politika ile ticaret sahalarında kilit bir ülke olan Türkiye ile olan ilişkilere atfettiği önem bir kez daha vurgulandı.
AB, dış politika diyalogunun sürdürülmesinin, bu alanındaki işbirliğinin her iki taraf için de faydalı olması hasebiyle taşıdığı önemin altını çizdi. Toplantıda Suriye, Irak ve İran’la ilgili olarak sürdürülen görüşmeler, güney komşuluk bölgesinde ve batı Balkanlar’da meydana gelen gelişmeler ile Ukrayna’daki durum gibi her iki tarafı da ilgilendiren birçok konu ele alındı. Birliğin Türkiye ile ilişkileriyle ilgili olarak da AB, Kopenhag siyasi kriterleri ve Topluluk müktesebatıyla uyum gibi taahhüt ve koşullara riayet eden, inandırıcı bir katılım müzakeresinin, daha somut neticelerin elde edilmesini sağlayacağını vurguladı. Her iki taraf da geçen Kasım ayı içinde Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu başlıklı 22. Faslın açılmasını memnuniyetle karşıladı.

AB, katılım sürecine yönelik kararlılığıyla ilgili olarak Türkiye tarafından yapılan açık ve net beyanı memnuniyetle kayda geçirdi. Bu bağlamda AB, Ortaklık Anlaşması’nın Katma Protokolü’ne ilişkin net duruşunu ifade etti. [Bu anlaşmanın] AB üyesi tüm devletlere, ayrım gözetilmeksizin eksiksiz bir şekilde uygulanması bir mükellefiyet olup bu mükellefiyetin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla AB, [bu hususta] ilerleme sağlanması yönündeki çağrısını yineledi ve bu yöndeki bir uygulamanın, müzakere sürecine ciddi bir güç katabileceğinin de altını çizdi.
Bunun yanı sıra AB, Türkiye ile Birlik üyesi tüm devletler arasındaki ilişkilerin normalleşmesi konusunda sağlanacak ilerlemenin önemine de işaret etti.

AB, Kıbrıs’ta her iki toplumun liderleri arasında kapsamlı çözüm görüşmelerinin BM gözetiminde yeniden başlamasını memnuniyetle karşıladı. Türkiye’nin böylesi kapsamlı bir çözüme somut katkı sağlaması ve kararlılığını sürdürmesi önemini korumaktadır. AB ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine ilişkin pozisyonunu yineleyerek iyi komşuluk ilişkilerinin muhafaza edilmesinin katılım sürecinin önemli bir parçası olduğunu bir kez daha vurguladı.

AB katılım müzakerelerinde yakalanan ivmenin sürdürülmesinin her iki tarafın da menfaati ve gerçek ve somut neticelerin elde edilmesi bakımından önemli olduğunun altını çizdi. AB, hukukun üstünlüğü, yargı ve temel hak ve özgürlükler alanları başta olmak üzere Türkiye’de reformların dayanak noktası olmaya devam etmelidir.

AB, adli kontrol uygulamasının daha fazla kullanılmasını sağlayan 3. Yargı reform paketi dahil olmak üzere Türkiye’de reform alanında kaydedilen bazı ilerlemeleri memnuniyetle karşıladı. 4. Yargı reform paketi de bu olumlu seyrin devamını sağladı. 23 fasıl çalışma grubunun kısa süre önce yapılan toplantısında ortaya konulan üç hedef yinelendi; önemli mevzuat değişiklikleri kabul edilmeden evvel Komisyon’a danışılması; istişari değerlendirme ziyaretlerinde ortaya konulan üç tavsiye üzerinde çalışılması; süregelen çalışmalar hakkında sivil toplumla görüşülmesi.

AB’nin endişeleri yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve ifade ve – internet de dahil olmak- üzere basın özgürlüğü konularında yoğunlaşmıştır.

Son aylarda polis teşkilatı, yargı ve iç işlerinde yaşanan çok sayıda yer değişikliği ve görevden almalar da ciddi endişeye neden olmuştur.

AB için hayati öneme sahip ve Yunanistan Dönem Başkanlığı için öncelikli bir mesele olan yasadışı göç de toplantıda ele alınmıştır.

AB, çığır açan gelişmeler olarak gördüğü, geçen Aralık ayında AB-Türkiye geri kabul anlaşmasının imzalanmasını ve vize serbestisi diyaloğunun başlatılmasını memnuniyetle karşılamıştır. AB Anlaşmanın Türkiye tarafından bir an evvel onaylanarak gecikmeksizin yürürlüğe girmesini beklemektedir.

AB ayrıca Türkiye’nin tüm Üye Devletler ile geri kabul anlaşmasını eksiksiz ve etkin biçimde uygulamaya koymasının beklendiğini vurgulamış ve mevcut ikili geri kabul anlaşmalarının gereğince uygulamaya konulmasının hayati önemini yinelemiştir.

Türkiye’ye Avrupa yolunu açan Helsinki Avrupa Konseyi’nden on beş yıl sonra, AB ve Yunanistan Dönem Başkanlığı’nın yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Türkiye’den beklentileri yüksektir. Ülkenin reform sürecine yeni ve kararlı bir dinamizmle geri dönmesi, böylece katılım müzakerelerinin yeniden ivme kazanarak Türkiye’yi Avrupa geleceğine taşıması beklenmektedir.

AB, bu sürecin Türkiye halkına, AB-Türkiye ilişkilerine ve tüm bölgenin istikrarına yarar sağlayacağına inanmaktadır.

Kaynak: AB Türkiye Delegasyonu