AB-Türkiye Bildirisinin uygulanmasına ilişkin Soru ve Cevaplar


ab-tr-2

18 Mart 2016’da, AB Hükümet ve Devlet Başkanları ve Türkiye, Türkiye’den AB’ye yönelen düzensiz göçe son verme ve onun yerine mültecilerin Avrupa Birliği’ne yasal yollardan yeniden yerleştirilmelerinin önünü açma kararı aldılar.

Amaç, AB hukuku ve uluslararası hukuk uyarınca uluslararası korumadan faydalanma hakkı olan kişilerin, Avrupa’ya düzensiz, kaotik ve tehlikeli göç hareketleri yerine düzenli, güvenli ve hukuki yollardan ulaşmalarını sağlamaktır.

Bildirinin uygulanmasını sağlamak için, başta Yunanistan ve Türkiye olmak üzere, ilgili tüm tarafların büyük çaplı operasyonel çabalarda bulunması gerekmektedir. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’ın ifade ettiği üzere, bu Herkülvari bir çaba gerektirmektedir. Bildirinin uygulanmasından, Yunanistan ve Türkiye olmak üzere, iki hükümet sorumludur. Hukuki ve operasyonal çalışmaların bu iki ülkenin yetkili makamları tarafından yürütülmesi gerekmektedir. Komisyon, AB bütçesinden sağlanan destek, uzmanlık ve tavsiyelerle, ayrıca diğer Üye Devletler ile AB kurumları tarafından sağlanan desteği de koordine etmek suretiyle Yunanistan’a yardımcı olmaktadır. Koordinasyon Brüksel, Atina ve Ankara’daki üç ekibe liderlik yapan AB Koordinatörü Maarten Verwey aracılığıyla yürütülmektedir.

Bildirinin 20 Mart’ta yürürlüğe girmesinden bu yana uygulanması yönünde önemli adımlar atılmış ve işlevsel hale gelmesi noktasında da iyi ilerleme kaydedilmiştir. Zorlu koşullara rağmen, AB-Türkiye Bildirisini uygulama süreci derinleşmeye ve sürat kazanmaya devam etmiştir.  Ayrıca Bildirinin işlevsel hale gelmesinden bu yana Ege’yi geçme teşebbüsünde bulunan ve denizde hayatını yitiren kişilerin sayısındaki azalma da, AB ve Türkiye’nin Bildiriyi imzalama kararları altında yatan temel stratejinin doğruluğunu teyit etmektedir. Bildiri uygulamaya girmeden önce günde yaklaşık 1,740 göçmen Ege Denizinden Yunan adalarına geçiyordu. Buna karşın, 21 Mart’tan bu yana Yunan adalarına geçiş sayısı günlük ortalama 94’e düşmüştür. 2015’de Ege Denizinde en az 270 kişi hayatını kaybetmişken, Bildiriden bu yana hayatını kaybeden kişi sayısı 11’e düşmüştür.

Şu ana kadar 1,614 Suriyeli mülteci Türkiye’den Avrupa’ya [yeniden] yerleştirilmiş ve 578 düzensiz göçmen de Yunan adalarından Türkiye’ye, AB hukuku ile uluslararası hukuka tam saygı göstererek, iade edilmiştir.

Bildirinin uygulanma sürecinin hızlandırılması ve sonuç alınabilmesi için Yunanistan, Türkiye ve tüm AB Üye Devletlerinin devamlı çabalarda bulunmaları gerekmektedir.

18 Mart tarihli AB-Türkiye Bildirisinde hangi kararlar alınmıştır?

AB ve Türkiye aşağıdaki hususlarda mutabakata varmışlardır:

1) 20 Mart 2016 tarihi itibarıyla Türkiye’den Yunan adalarına geçen ve başvuruları kabul edilemez bulunan tüm yeni düzensiz göçmenler ya da sığınmacılar Türkiye’ye iade edilecektir;

2) Yunan adalarından Türkiye’ye iade edilen her bir Suriyeli için Türkiye’den bir diğer Suriyeli doğrudan AB’ye yerleştirilecektir;

3) Türkiye, Türkiye’den AB’ye yasadışı göçe yönelik yeni deniz ve kara güzergâhlarını önlemek için gerekli her türlü tedbiri alacaktır;

4) Türkiye ve AB arasındaki düzensiz geçişler sona erdiğinde ya da en azından büyük ölçüde azaltıldığında Gönüllü İnsani Kabul Planı uygulamaya konulacaktır;

5) En geç Haziran 2016 sonuna kadar Türk vatandaşlarına yönelik vize gerekliliklerinin kaldırılması amacıyla, Vize Serbestisi Yol Haritasının yerine getirilmesine hız verilecektir. Türkiye kalan yükümlülükleri yerine getirmek için gerekli her adımı atacaktır;

6) AB, Türkiye ile yakın işbirliği içerisinde, Türkiye Mülteci Aracı kapsamında başlangıç olarak tahsis edilen 3 milyar avronun ödenmesini hızlandıracaktır.  Bu kaynakların tamamıyla kullanılması aşamasına yaklaşıldığında, AB, Mülteci Aracı çerçevesinde 2018’in sonuna kadar 3 milyar avroluk ilave bir fonu devreye sokacaktır;

7) Türkiye ve AB, Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesi konusunda devam etmekte olan çalışmaları memnuniyetle karşılamıştır;

8) Hollanda’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığında 33. Faslın açılması ve diğer fasılların açılmasına yönelik hazırlık çalışmalarının hızlandırılması ile birlikte, katılım süreci yeniden canlandırılacaktır;

9) AB ve Türkiye, Suriye içindeki insani koşulların iyileştirilmesi için çabada bulunacaktır.

Bildirinin uygulanması için Yunanistan hangi adımları atmıştır?

18 Mart 2016’dan bu yana, Yunanistan tarafından aşağıdaki adımlar atılmıştır:

  • 20 Mart’tan önce adalara varan tüm göçmenler anakaraya gönderilmiştir;
  • 20 Mart’tan sonra yasadışı yollardan giriş yapmış olan 578 kişi Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilmiştir;
  • ‘Birinci güvenli sığınma ülkesi’ ve ‘üçüncü güvenli ülke’ ilkelerinin uygulanmasına yönelik bir hukuki çerçeve oluşturmak için mevzuatında düzenlemeler yapmıştır, ayrıca temyiz prosedürü dahil, iltica başvurularının incelenmesi için hızlandırılmış prosedür uygulamaya koymuştur. Hâlihazırda, ikinci aşamada incelenmeyi bekleyen tüm iltica başvurularının 2016 sonu itibariyle incelenmeleri için 20 temyiz komitesi çalışmaktadır;
  • Yunan İltica Kurumu’nun birinci aşama kararlarına karşı 20 Temmuz’dan bu yana yapılan itirazların ikinci aşama incelemesine tabi tutulmaları için, yeni Temyiz Kurumunun ve yeni Temyiz Komitelerinin kurulmasına yönelik düzenlemeler kabul edilmiştir.

Bildirinin uygulanması için Türkiye hangi adımları atmıştır?

18 Mart 2016’dan bu yana, Türkiye tarafından aşağıdaki adımlar atılmıştır:

  • Yunanistan’dan iade edilen tüm kişiler etkin bir şekilde kabul edilmiştir;
  • Yunan adalarından Türkiye’ye iade edilen tüm Suriyeli mültecilerin, Türkiye’deki geçici koruma düzenlemesi kapsamında koruma talep edebileceği ve korumadan faydalanabileceği hususunda resmi garantiler vermiştir;
  • Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilip uluslararası korumaya muhtaç olan Suriyeli-olmayan kişilerin, koruma başvurusunda bulunup korumadan faydalanabileceği, başvurularının zamanında tetkik edileceği ve geri-göndermeye (refoulement) karşı korunacakları hususunda resmi garantiler vermiştir;
  • Mülteci kamp ve merkezlerine ziyaretler dâhil olmak üzere, AB’nin Türkiye’ye iade edilen Suriyeli ve Suriyeli-olmayan kimselerin durumunu düzenli olarak izlemesine müsaade etmiştir, ayrıca uluslararası koruma prosedürlerinin nasıl uygulandığının izlenmesi için BMMYK (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği) ile geri gönderme merkezlerine erişimi mümkün kılan bir anlaşma yapmıştır. Bu kamplara ve geri gönderme merkezlerine ilk ziyaret gerçekleştirilmiştir;
  • Uluslararası korumaya ihtiyaç duyan Suriyeli-olmayan kimselerin iş piyasasına erişimini sağlamıştır;
  • Suriyeli-olmayanlar tarafından yapılan uluslararası koruma başvurularında, birikmiş dosya sayısını azaltmak için bir yol haritası geliştirmiştir;
  • Gönüllü geri dönüşlerin uygulanması konusunda bir yol haritası hazırlayarak bunu Komisyon ile paylaşmıştır.

AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasının üçüncü ülke vatandaşları ile ilgili hükümlerinin 1 Haziran itibariyle yürürlüğe girmesi, TBMM tarafından onanmıştır. İlgili yasa 18 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı tarafından imzalanmış ve 20 Mayıs’ta T.C. Resmi Gazetesi’nde yayımlanmıştır. Geri kabullerin gerçekleşebilmesi için AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasının üçüncü ülke vatandaşlarına dair hükümlerinin uygulamaya konulması süreci, T.C. Bakanlar Kurulu tarafından alınacak bir karar yoluyla ivedilikle tamamlanmalıdır.

Türk vatandaşlarına yönelik vize serbestisi sürecinde mevcut durum nedir?

Vize Serbestisi Yol Haritasının uyguylanması konusunda 15 Haziran 2016’da yayımlanan İkinci Rapor, karşılanmayı bekleyen yedi kriteri ortaya koymuştur:

  • AB standartları ile tam uyumlu biyometrik seyahat belgelerinin düzenlenmesi
  • Yolsuzluğu önlemek için Yol Haritasında öngörülmüş olan tedbirin alınması
  • Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması yapılması
  • Teröre ilişkin mevzuatın ve uygulamaların Avrupa standartları doğrultusunda gözden geçirilmesi
  • Kişisel verileri koruma mevzuatının AB standartları ile uyumlu hale getirilmesi
  • Ceza hukukunu ilgilendiren meselelerde tüm AB Üyesi Devletlerle etkin adli işbirliğinde bulunulması
  • AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasının tüm hükümlerinin uygulanması

Komisyon, Türkiye’yi, Vize Serbestisi Yol Haritasında kalan tüm kriterleri mümkün olan ilk fırsatta karşılama çabalarını sürdürmeye teşvik etmiştir. Komisyon ve Türkiye, karşılanmayı bekleyen kriterlerle ilgili gereken yasal ve prosedürel değişiklikleri de içeren, çözüm bulma amaçlı diyaloglarını sürdürmüşlerdir.

Türkiye Mülteci Aracının uygulanması sürecinde mevcut durum nedir?

AB bütçesi ile Üye Devletlerin katkılarıyla finanse edilen projeler için ortak bir koordinasyon mekanizması görevi gören Türkiye Mülteci Aracı, mültecilerin ve ev sahibi toplumların ihtiyaçlarına kapsamlı ve koordineli bir şekilde yanıt verilmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. 2016 ve 2017 kaynağını AB bütçesi ve AB Üye Devletlerinden alan Mülteci Aracı, söz konusu iki yıl için toplam 3 milyar Avroluk bir bütçeye sahiptir.

Toplam 3 milyar Avrodan şu ana kadar 2,239 milyar Avroluk kısım, hem insani hem de insani-yardım dışındaki yardımlar için tahsis edilmiştir. Tahsis edilen 2,239 milyar Avrodan 1,252 milyar Avronun sözleşmesi yapılmış olup, bu tutardan 467 milyon Avronun ödemesi gerçekleştirilmiştir.

Mülteci Aracı ile sağlanan fonlarla ülkedeki mülteciler desteklenmektedir, dolayısıyla bu Türkiye’ye değil mültecilere yönelik bir finansmandır. Söz konusu destek, AB’nin hem AB içindeki hem de dışındaki mülteci krizine çözüm amaçlayan kapsamlı yaklaşımı çerçevesinde, Türkiye’deki mültecilerin koşullarının iyileştirilmesini amaçlamaktadır.

Bu hafta imzalanan 600 milyon Avroluk iki doğrudan hibe sözleşmesi, Türkiye’deki Suriyeli mültecileri ve ev sahibi toplumları eğitim ve sağlık alanında destekleyecektir.

Hibeler, Suriyeli öğrencileri Türk eğitim sistemi ile bütünleştirme ve Suriyeli mültecilerin Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlama sürecinde ortaya çıkan doğrulanabilir giderlerin Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarına geri ödenmesi ve için kullanılacaktır.
Eğitim alanında sağlanan doğrudan hibe ile yaklaşık 500,000 Suriyeli öğrenci Türkçe eğitim alacak ve Türkiye’deki mültecilere kapsamlı sağlık hizmetleri sunulacaktır.

Türkiye Temmuz’deki darbe girişiminden sonra AB-Türkiye Bildirisini uygulamaya devam etti mi?

Geri gönderme ve yeniden yerleştirme operasyonları yetkili Türk makamları ile tam işbirliği içerisinde ve başarılı bir şekilde devam etmektedir.

Darbe girişimi sonrasında kolluk makamlarında, orduda ve kamu idarelerinde yapılan değişikliklere rağmen, ilgili Türk makamlarının yürüttüğü devriye çalışmaları benzer düzeyde seyretmeye devam etmektedir. Türk Sahil Güvenliği denizde destek için Yunan makamları tarafından yapılan çağrılara yanıt vermeye devam etmiştir.

AB Kurumlarından Yunan adalarında kaç personel görevlendirilmiştir?

AB Kurumları Bildirinin uygulanmasına önemli destekler vermektedir.

Frontex’in hâlihazırda Yunanistan’da görevlendirilmiş olan 699 personeli bulunmakta olup, bunlardan toplam 675’i doğrudan AB-Türkiye Bildirisinin uygulanması konusunda çalışmaktadır.

Avrupa İltica Destek Ofisi (EASO) tarafından Yunanistan’da 83 tercüman ve (sıcak noktalarda) 70 Üye Devlet uzmanı görevlendirilmiştir.

Bununla birlikte, EASO ve Frontex’in uzman açığı Eylül-Aralık 2016 döneminde devam etmiştir.

Europol göçmen kaçakçılığına karşı yürütülen soruşturmalara destek olmak amacıyla Yunanistan’da 8 uzman görevlendirmiştir. Buna ilaveten, sıcak noktalarda ikinci-hat güvenlik kontrollerini yürütmek üzere, Üye Devletler tarafından kısa süre önce 10 misafir görevli geçici olarak görevlendirilmiştir.

20 Mart’tan bu yana Yunanistan’a kaç göçmen gitti?

Bildirinin uygulamaya konulmasından önceki haftalarda, günde yaklaşık 1,740 göçmen Yunan adalarına geçmekteydi. 21 Mart’tan bu yana ise, Yunan adalarına geçiş sayısı günlük ortalama 94’e düşmüştür. AB-Türkiye Bildirisinin uygulamasında kaydedilen ilerlemeye ilişkin İkinci Raporun 15 Haziran’da yayımlanmasından bu yana, 9,250 kişi Türkiye üzerinden Yunan adalarına geçmiştir.
Türkiye’den Yunanistan’a yönelik düzensiz geçişlerin toplam sayısı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2015, Ocak ve Şubat 2016 için sırasıyla 147,639, 214,792, 154,381, 104,399, 61,602 ve 56,335 kişidir. Aynı aylara tekabül eden günlük geçiş sayısı ise 4,921, 6,929, 5,146, 3,368, 1,987 ve 1,943 kişidir.

Şu ana kadar kaç tane geri gönderme ve yeniden yerleştirme işlemi gerçekleştirilmiştir?

Bildirinin yürürlüğe girmesinden bu yana Yunan adalarından Türkiye’ye 53 Suriyeli dâhil, 578 kişi iade edilmiştir. İade edilen diğer uyruklular arasında Pakistanlılar, Afganlılar, Bangladeşliler ve İranlıların yanı sıra Irak, Hindistan, Kongo, Cezayir, Sri Lanka, Fas, Nepal, Somali, Fildişi Sahili, Mısır, Yemen, Lübnan ve Filistin Yönetimi’nden kişiler yer almaktadır. 2016 yılında toplam 1,600 düzensiz göçmenin Yunanistan’dan Türkiye’ye iade işlemi gerçekleştirilmiştir.

Türkiye’den Avrupa’ya 1,614 Suriyeli mültecinin yerleştirilmesi ile birlikte, son rapordan bu yana yeniden yerleştirilen kişi sayısı üçe katlanmış, bu şekilde, Avrupa’nın Cenevre Sözleşmesine ve temel iltica hakkına bağlı bir kıta olarak sorumluluklarını yerine getirdiği gözler önüne serilmiştir.

Üye Devletlere yerleştirme ve geri göndermeler fiziksel olarak nasıl yürütülüyor?

Türkiye’den Avrupa Birliği’ne yerleştirmeler feribot ve uçakla gerçekleştirilmektedir. Yunan adalarından Türkiye’ye geri göndermelerse feribot ve otobüslerle gerçekleştirilmektedir. Operasyonel düzenlemelere Türkiye ve Yunanistan arasında karar verilmektedir. Frontex bunların uygulamaya geçirilmesine destek vermektedir.
Frontex bugüne kadar aşağıdaki kaynakları kullanıma sunmuştur:

  • 1 feribot
  • Sıcak noktalardan limanlara nakiller için 5 otobüs
  • 1 charter uçak
  • 56 Frontex eskort görevlisi

Suriyelilerin Türkiye’den [AB ülkelerine] yerleştirilmeleri hangi gerekçelerle gerçekleştiriliyor? 

Türkiye’den AB’ye yerleştirmeler öncelikle 22 Temmuz 2015 tarihli Konsey kararları çerçevesinde Üye Devletlerin taahhüt ettikleri yerleştirmeleri yerine getirmeleriyle gerçekleştirilecektir. Hali hazırda yerleştirmeye uygun 18,000 yer kalmıştır.

Ayrıca Komisyon, bir gönüllülük anlaşması kapsamında ilave 54.000 kişinin daha yerleştirilmesine imkan verecek şekilde, 22 Eylül 2015 tarihli AB içerisinde yeniden yerleştirme kararına bir değişiklik önerisinde bulunmuştur.

Bunun yanı sıra geçen Aralık ayında Komisyon’un aldığı Tavsiye Kararları doğrultusunda  Gönüllü İnsani Kabul Programı uygulamaya geçirilecektir.

Yerleştirme süreci, adayların seçimi de dahil olmak üzere, nasıl işliyor?

1’e1 programı kapsamında hızlı bir yerleştirme süreci için bir mekanizma oluşturulmaktadır ve bu amaçla Komisyon, Üye Devletler, EASO, UNHCR ve Türkiye arasında yakın işbirliği içerisinde Standart İşletim Prosedürleri geliştirilmiştir. Sistem dezavantajlılık kriterine göre Türkiye’deki resmi makamlarca yerleştirme adaylarının bir ön listesinin hazırlanmasını öngörmektedir. Yerleştirilmek üzere Üye Devletlere sunulacak uygun adayların belirlenebilmesi amacıyla daha sonra bu liste UNCHR tarafından, özellikle durumları ve dezavantajlı konumları dikkate alınmak suretiyle değerlendirilecektir. Üye Devletler UNHCR tarafından kendilerine sunulan adaylara ilişkin nihai kararlarını vererek kendi güvenlik incelemelerini yürütecektir.

Düzensiz göçmenler hangi yasal gerekçelerle Yunan adalarından Türkiye’ye geri gönderiliyor? 

Yunanistan’da iltica başvurusu yapmamış ya da iltica başvuruları reddedilmiş kimseler Türkiye’ye geri gönderilecektir. Bu geri göndermelere ilişkin yasal çerçeve Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanan ikili geri kabul anlaşması ve AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasıdır.

Sığınmacılar hangi yasal gerekçelerle Yunan adalarından Türkiye’ye geri gönderiliyor? 

Yunanistan’da iltica başvurusunda bulunanların başvuruları, AB hukuku ve uluslararası hukuk kuralları ile geri göndermeme ilkesi uyarınca vaka bazında ele alınmaktadır. Bu husus AB-Türkiye Bildirisi’nde net biçimde yer almıştır. Bireysel görüşmeler, bireysel değerlendirmeler yapılacak ve itiraz hakkı bulunacaktır. Sığınmacıların toplu halde ya da otomatik geri gönderilmeleri söz konusu olmayacaktır.

AB iltica yasaları net biçimde tanımlanmış belirli şartlar altında Üye Devletlere bir başvuruyu “kabul edilemez” bulma hakkını vermektedir. Başka bir deyişle yürütülen hızlı bir prosedürün ardından içeriği incelenmeksizin bir başvurunun reddedilmesi ve böylece başvuruların değerlendirilme sürecinin hızlandırılması mümkündür.

Türkiye ile ilgili olarak, iltica başvurularının kabul edilemez bulunması için iki yasal yol mevcuttur:

  • 1) ilk iltica ülkesi (İltica Prosedürleri Direktifi Madde 35): kişinin o ülkede zaten mülteci kabul edilmiş olması ya da orada kendisine yeterli koruma sağlanıyor olması;
  • 2) güvenli üçüncü ülke (İltica Prosedürleri Direktifi Madde 38): kişiye üçüncü ülkede henüz koruma sağlanmamış olması ancak geri kabul edilen kişinin korunma imkanlarına üçüncü ülkenin etkili erişim sağlamayı garanti edebilmesi.

AB hukuku ve uluslararası hukuka tam anlamıyla uygun hareket edilmesi amacıyla Yunanistan ve Türkiye bir takım hukuki ve idari adımlar atmıştır.

Geri gönderilen tüm Suriyelilere geri döndüklerinde geçici koruma sağlanacağına dair güvence vermenin yanı sıra Türkiye’deki resmi makamlar, uluslararası standartlar ve geçerli olan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca, Türkiye’de uluslararası koruma talep eden ve Suriye vatandaşı olmayan kimselerin geri göndermeme ilkesinden yararlanacağına dair Komisyon’a yazılı güvence vermiştir.

Komisyon, AB-Türkiye Bildirisi hükümleri çerçevesinde düzensiz göçmenlerin Yunan adalarından Türkiye’ye geri gönderilmeleri amacıyla, İltica Prosedürleri Direktifi kapsamındaki anlamıyla, Türkiye’nin güvenli bir üçüncü ülke ve/veya ilk iltica ülkesi olduğu sonucuna varması için tüm bilgileri sağlamak suretiyle Yunanistan’a destek olmayı sürdürmüştür.

5 Mayıs ve 29 Temmuz tarihlerinde Yunan resmi makamlarına iletildiği üzere, Komisyon, Suriyelilere koruma statüsü veren Türkiye’deki yasal mevzuatın (Geçici Koruma Tüzüğü) yeterli koruma ya da Cenevre Sözleşmesinde öngörülene eşdeğer koruma sağladığı görüşündedir. Komisyon, Yunanistan’ın 20 Mart 2016 tarihi itibariyle Türkiye üzerinden Ege Adalarına düzensiz geçiş yapan Suriyeli ya da Suriyeli olmayan iltica başvurusu sahiplerinin iltica başvurularını İltica Prosedürleri Direktifi uyarınca bireysel değerlendirmeler neticesinde kabul edilemez ilan edebilmesi için gerekli tüm tedbirlerin Türkiye tarafından alındığını değerlendirmektedir. Ayrıca 20 Mayıs 2016 tarihli Adalet ve İç İşleri Konseyi toplantısında Üye Devletler Komisyon’un bu değerlendirmesini paylaştıklarını ifade etmiştir.

Sığınmacılar için ne tür koruma önlemleri mevcuttur?

Tüm başvurular bireysel olarak ele alınmalı ve başta, tüm kararların yüksek menfaatleri gözetilerek alınması gereken refakatsiz çocuklar olmak üzere, dezavantajlı grupların durumları gereken şekilde dikkate alınmalıdır.

Ayrıca tüm başvuru sahipleri karara itiraz edebilirler.

İtiraz sürecinde sığınmacılar Yunanistan’da kalacaklar mı?

Evet. “Güvenli üçüncü ülke” ve “ilk iltica ülkesi” kavramları uygulanırken ilk itirazın değerlendirilmesi esnasında alınacak her türlü geri gönderme kararı otomatik olarak askıya alınır. Ayrıca yürütülecek bir adli temyiz sürecinin ise geri gönderme sürecini otomatik askıya alma etkisi yoktur ve vaka bazında değerlendirme yapılarak karar alınmaktadır.

Geri gönderilmeye beklerken göçmenler nerede misafir ediliyor?

Göçmenler Yunan adalarındaki açık ya da kapalı kabul merkezlerinde misafir edilecektir.

İltica Kabul Şartları Direktifi ve Geri Gönderme Direktifi, sığınmacı ve düzensiz göçmenlerin özellikle kaçma riski olması halinde, gözetim altında tutulabilmesine ilişkin kuralları içermektedir.

İdari gözetim altına alma kesinlikle son çare olarak ve orantılı biçimde uygulanmalıdır.

Bu nedenle Komisyon, prensip olarak idari gözetim altına alınmaması gereken dezavantajlı kimselere ve refakatiz çocukların ihtiyaçlarına özel ihtimam göstermektedir.

Sığınmacılara Türkiye’de koruma sağlanacağından nasıl emin olabiliyorsunuz?

AB ve Türkiye 18 Mart tarihli Bildiri’de geri göndermeme ilkesine riayet etme konusunda mutabık kalmıştır.

Türkiye, mülteci kampları ve merkezlerine erişim dahil olmak üzere AB’nin Türkiye’ye  geri gönderilen Suriyeliler ve Suriyeli olmayanların durumunu düzenli olarak izlemesine izin vermiş ayrıca  Türkiye’nin özellikle uluslararası koruma prosedürlerine ilişkin  uygulamalarını izlemek üzere geri gönderme merkezlerine erişim sağlama hususunda BMMYK’yla bir anlaşma yapmıştır.

Ayrıca AB 3 milyar Avro’luk Türkiye Mülteci Aracı’ndan fon aktarımına hız vermiştir. Bu finansman kapsamında gıda, barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimlerini sağlamak suretiyle Türkiye’deki Suriyelilere destek verilecektir. Bu tutarın tam olarak kullanılmasının ardından 2018 sonuna kadar ilave 3 milyar Avro daha aktarılacaktır. BMMYK yerleştirme sürecinde ilave destek ve gözetim sağlanmasında kilit rol oynayacaktır.

AB-Türkiye Bildirisinin uygulanmasına dönük AB desteğini kim koordine ediyor?

17-18 Mart 2016 tarihlerinde Avrupa Birliği Konseyi toplantısında bir araya gelen Devlet ve Hükümet başkanları “Komisyon’un Bildirinin etkin biçimde uygulanmasına dönük destek mekanizmalarını Üye Devletler ve Kurumları vasıtasıyla koordine ve organize etmesi” hususunda mutabık kalmıştır.

Başkan Juncker AB-Türkiye Bildirisinin uygulanması amacıyla Maarten Verwey’i AB koordinatörü olarak atamıştır.  Maarten Verwey Avrupa Komisyonu’nun Yapısal Reform Destek Birimi Genel Direktörüdür. Genel stratejik yönlendirme ve başlıca paydaşlarla ilişkilerden sorumlu bir koordinasyon ekibi, ilgili tüm verilen analizinden, planlamadan ve Üye Devlet uzmanlarının görevlendirilmesinden sorumlu bir operasyon grubu ile yerleştirmelerden sorumlu bir ekip kendisine destek vermektedir.

Komisyon başkanlığında Yunanistan, Avrupa İltica Destek Ofisi (EASO), Frontex, Europol ile Konsey Başkanlığı temsilcileri, Fransa, İngiltere ve Almanya ile oluşturulan bir yönlendirme komitesi geri gönderme ve yerleştirme hususlarında Bildirinin uygulanması ve çıkan sorunların giderilmesini takip etmektedir.

AB Koordinatörü ilgili Avrupa Birliği Komisyonu birimlerin ve AB kurumlarından (FRONTEX, EASO, Europol) önemli kaynak desteği almaktadır.

Yunanistan’a ne tür mali destek sağlanıyor?

2015 yılı başından bu yana Yunanistan’a 352 milyon Avro tutarında acil yardım sağlanmıştır. 15 Haziran 2016’da yayımlanan son rapordan bu yana göre Komisyon, Yunanistan’ın kabul kapasitesini arttırmak ve göçmen ve mültecilere yardım amaçlı İltica, Göç ve Entegrasyon Fonundan ve İç Güvenlik Fonundan Yunanistan’a 90 milyon Avro’yu aşkın acil yardım fonu sağlamıştır.

Bunun yanı sıra yaklaşık 198 milyon Avro tutarında kapsamlı bir AB finansmanı kısa süre önce oluşturulmuş bulunan AB Acil Yardım Aracı vasıtasıyla insani yardım alanındaki ortaklara sağlanmaktadır. 19 Nisan’da Avrupa Birliği Komisyonu, BMMYK, Uluslararası Kızıl Haç Federasyonu ve altı uluslararası STK’ya acilen aktarılan fonlarla Yunanistan’daki mültecilerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi amacıyla 2 Mart’ta Komisyon tarafından teklif edilen yeni Acil Yardım Aracı kapsamında 83 milyon Avro’nun kullanılacağını duyurmuştur. 9 Eylül’de Komisyon Acil Yardım Aracı kapsamında ilave 115 milyon Avro daha sağlayacağını duyurmuştur. Fonlar kabul kapasitesinin kışa hazırlanması, nakit/kart programlarıyla mültecilere doğrudan destek sağlanması, mülteci çocukların eğitime erişimlerine yardım edilmesi ve özellikle dezavantajlı konumda olan ve bakım ve korumaya özellikle ihtiyaç duyan refakatsiz çocukların durumlarının iyileştirilmesi için kullanılacaktır.

Acil yardım fonları, 2014-2020 dönemi için (İltica, Göç ve Entegrasyon Fonu AMIF’den 294.5 milyon Avro ve ISF‘den 214.7 milyon Avro) Yunanistan’a ulusal programlar kapsamında sağlanmış bulunan 509 milyon Avro tutarındaki desteğe ilaveten sunulmaktadır. Toplamda Avrupa Birliği’nin göçün beraberinde getirdiği zorlukların aşılmasında Yunanistan’a sağladığı destek 1 milyar Avro’yu aşmaktadır.

20 Mart’tan önce Yunanistan’da bulunan göçmenlerin durumu ne olacaktır?

27 Eylül itibariyle Yunanistan’dan diğer AB ülkelerine yeniden yerleştirilen kişilerin sayısı 4,455’tir. Yeniden yerleştirme planlarının yürürlüğe girmesinden bir sene sonra, yeniden yerleştirme çalışmalarına dönük temel taşlar yerine oturtulmuş ve önemli ilerleme kaydedilmiştir. Eylül ayında Yunanistan’dan diğer ülkelere yeniden yerleştirilenlerin sayısı 1,202 olmuştur, ki bu rakam bugüne kadar bir ayda kaydedilen en yüksek sayı olup önceki rapor dönemindeki sayının iki katıdır.

İtalya ve Yunanistan ile yeniden yerleştirme yapılan Üye Devletler, AB kurumları ve uluslararası kuruluşların çabaları sonucunda parmak izi almada 100% başarı sağlanmış, güvenlik ortamı güçlendirilmiş, ve özellikle son aylarda yeniden yerleştirme başvurularında ciddi bir artış ile yeniden yerleştirme nakillerinde önemli ivme kaydedilmiştir. Üye Devletler çabalarını bu cesaret verici sonuçlar üzerinden sürdürmelidir. Yunanistan İltica Birimi’nin kapasitesinin arttırılmasıyla ve Üye Devletler çabalarını arttırdığı taktirde, önümüzdeki yıl içerisinde Yunanistan’da geriye kalan (yaklaşık 30,000) yeniden yerleştirme adaylarının yerleştirilmesi mümkün olacaktır.

Yeni alternatif göç güzergahlarının ortaya çıkmasının önlenmesi için neler yapılıyor?

AB-Türkiye Bildirisinin ve Doğu Akdeniz güzergahındaki akımların kontrol altına alınmasına dönük çabaların doğrudan bir sonucu olarak halihazırda yeni güzergahların ortaya çıkacağına dair elimizde gösterge bulunmamaktadır. Ancak durum Komisyon ve Frontex tarafından yakından takip edilmektedir.

AB içerisinde savunmasız durumdaki sınırların korunması amacıyla tedbirler alınmıştır. Frontex Bulgaristan’ın Türkiye (ve Sırbistan) ile sınırında varlığını kademeli olarak güçlendirmektedir. 26 Eylül itibariyle 177 uzman Bulgaristan’da görevlendirilmiştir ancak mutabık kalındığı üzere gereken 345 uzmanla karşılaştırıldığında arada ciddi bir fark vardır ve Komisyon Üye Devletleri Frontex’in çağrısına uygun hareket etmeye davet etmektedir. Ayrıca Komisyon Bulgaristan’a, Türkiye, Sırbistan ve eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti ile dış sınırlarında sınır gözetimi ve göç yönetiminin güçlendirilmesi amacıyla 108 milyon Avro kadar acil destek aktarmıştır. Bulgaristan’ın ilave 52 milyon Avro’ya kadar acil yardım başvuruları halen incelenmektedir. 6 Ekim’de faaliyete geçen yeni Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Kurumunun, AB dış hudutlarında etkinlik ve tutarlılık bakımından önemli bir destek sunması beklenmektedir.

18 Mart AB-Türkiye Bildirisinde belirtildiği üzere Komisyon 33. faslın açılmasına yönelik bir teklif sunmuş mudur?

33. fasla (mali ve bütçesel hükümler) ilişkin katılım müzakereleri, AB-Türkiye Bildirisi doğrultusunda 30 Haziran’da başlatılmıştır. Ayrıca, mevcut kurallar gereğince Üye Devletlerin pozisyonlarına halel getirmeksizin, beş diğer fasılda da hazırlık çalışmaları ilerlemektedir.

Kaynak: Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu

Bir cevap yazın